Bardakdan boşanırcasına Bir yağmur yağıyor içime Sesini duyuyorum Fırtına da çıktı Üşüyorum Zatürre olacağım Denize karşı oturmuşum Sigaramı tüttürmüşüm Bardakdan boşanırcasına Bir yağmur yağıyor içime Sular yükseldi Ağlamak Baş dönmesi gibi Gelip gelip gidiyor Sular gözkapaklarıma çarpıyor Sigaramı dudaklarıma götürdüm Hala titriyor ellerim “Niye” diye sormuştun birgün “Hayat sarstı beni” “Ellerimden çıktı acısı” Artık eskisi kadar güçlü değilim Sonunu bildiğim halde kopamadığım sevdalarım Ulaşılamayan yıldızlara bakmak gibi geçti hayatım Mutluluğu çalınmamış bir günüm olmadı benim Şimdi gülümsesem kim hatırlayacak Sevgi bile yokluğa bağlanırmış Seven var ise varmış sevgili Sevgili yok ise büyürmüş sevgi Kavuşma gerçekliliğine tersmiş sürekliliğiCiddi ciddi yaşayamadım hayatı “nasılsın”lara “iyiyim”, “günaydınlar”a “günaydın”, ikramlara “teşekkür ederim”, hal hatır soranlara “çok şükür, geçinip gidiyoruz işte”, “kusura bakmayın”lara “rica ederim”, “siz de alır mıydınız”lara “sağ olun, ben almayayım”yaşamı (hüzünler devam ediyor) Herkes öylesine birbirine benzedi ki Kim kimdi karıştırmama bulmacasıGözlerim ufka takıldığından beri Ben yokum Aslında hep kaçtım ben Hep kaçtım Öyle kaçtım ki Kayboldum Dönüş yollarını unuttum Çok yoruldum Öyle kaçtım ki Kendimden koptumKim yazıyor bu satırları Duygular bir kağıt da saklanabilirmi Yazınca yoğunluğumu azalıyor içimin Kelime kelime çıkıyorlarmı içimden acılar Kağıdamı yapışıyorlarNe çok söyleyecek sözüm varmış Ne çok sorulacak sorum Kim çalıyor bu şarkıyı Şimdi zamanımıBazen daha fazladır her şey Bir eşikten atlar insan Yüzüne bakmak istemez yaşamın O kadar azalmıştır anlam
O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut Ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor
Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün Ayrılıktan kaçılmıyor Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür Ömür imtihanla geçiyor
Mutlaka dışarı akıtmak lazım yoksa bütün vücut zehirlenir.Okuduğumuz kitaplar bizi kendimizden alıp başka yerlere bambaşka duygulara doğru yelken açtırırlar.Elinize ve yüreğinize sağlık.Tekrar yorumlarınız için teşekür ederim.
Güzel doğru söze söyleyecek sözüm yok güzel dostum.Zaman zaman yazılarını okurdum.Yazsığın yorumlar o kadar güzel ki ne diyeceğimi şaşırdım kaldım.Teşekür ederim.Eline sağlık.
Bir süredir yoktum yeni gördüm yorumunu, böyle uzak birbirini hiç tanımayan kişilerin dokunuşudur. Gerçek yakınlık da bu olsa gerek, sana böyle yakın durabildiysem ne mutlu. bu senin kendini olduğun gibi ifade etmen sayesinde olmuştur; senin de yakın duruşundan... Yaşamdan çok şey almış, çok şey biriktirmişsin bu o denli açık ki...
Bir de koca bir teşekkür etmek istiyorum sana.... Bloguna yaptığım eski bir yorumu yazmışsın bana; kendimi öyle güzel ifade etmişim ki o satırlarda, öyle ifade edebildiğimi anlayabildiğimi ve paylaşamabildiğimi görmek çok güzel oldu...
sohbetlerimiz hep yakın olsun, yakın dursun sözlerimiz...
Sevgiyle,
Sevgili dost;
ömür imtihanla geçiyor diyorsun ya, doğru diyorsun.Ancak herkese eşit değil, yada herkese uygulanmayan sınavlar bunlar.Bazılarımız nedense çekiyoruz mıknatıs gibi zor dönemeçleri kendimizie, her dönemeçte bir sınavdan geçerek ilerliyoruz.
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor, ancak o zehiri dışarı akıtmakta yürek istiyor.Kolay değil insanın kendinden bile gizlediklerini dışına akıtması,belki Kral Midas gibi bir kuyuya haykırmalıyız, ya da ne bileyim çıkmalı bir dağın başına "hiçbirşey yolunda değil, ben rol yapıyorum, maskeyle dolaşıyorum bütün gün aranızda ve siz ahmaklar beni tanıdığınızı sanıyorsunuz" diye bağırmalıyız.Aslında dünya sizin gördüğünüz gibi değil, bunların hepsi bir oyun,anlamların arkasında başka anlamlar gizli,nasıl böylesine miş gibi yaşıyorsunuz" diye de eklemeli.Sonra ne mi olur.Kendini normal addeden birilerine yankılarla ulaşır sesimiz, "deli" derler geçerler; maskeli baloya devam,ara vermemecesine.....
sevgilerimle...
Sevgi yokluğa bağlanırmış... Sevmek yokluğa düşmeden önceki adım mıdır? Her oluş bir sınavdan geçiş gibi, zorlayarak, sarsarak, not da vermiyorlar ama ders veriyorlar yaşamda; yaşamak bu dersleri almayı baştan kabul etmek gibi, çaresizce, seçeneksizce; zira öbür tarafta hiçlik...
İçimize sığmadığında kelimeler, akarlar ulaşırlar yazı olurlar önümüzde ve bazen bu kendi yazdığımız yazıları okurken, sanki bir başkasının yaşanmışlığının izlerine bakar gibi bakarız ve biraz daha iyi anlar biraz daha yakın dururuz kendimize. Kendi kendine anlatmak ne zordur kendini... Öylece yazınca kendini kontrol eden kendin etkisiz kaldığında çıkıyor gerçek kendi kelimelerimiz belki de...
Yağmur çok yağdı, aman hastalanma....
Sevgiyle,