Bu çiçeği görünce kumsalda şaşırdım, gözlerime inanamadım. Uzaktan kelebek konmuş gibi duruyordu. O tuzlu suyun yıkadığı kıyıda böylesine güzellikte yaşama azmi ve mücadele... Oturdum yanıbaşına konuştuk biraz, bana hayat dersleri verdi. Teşekkür ettim ona, resmini çektim. Siz de göresiniz istedim.
Bundan böyle bloğuma kendi çektiğim resimleri ekleyeceğim. Ve sizin de yaşadığım yerlerle ilgili az çok fikriniz olacak.
Geçenlerde babamın mezarına gittim. Bir kaç yeni çiçek diktim. Öylece anılar geldi geçti gözlerimden. Aynı böyle bir duyguydu hatırladım ve aynı sözler geldi aklıma.
Temmuz'da dondu mu yoksa sende benim gibi yazacak birçok şeyin içinden hangisini yazacağına karar veremediğin için mi ara verdin.Sayfalar ıssız, sayfalar yalnız...
Hani var ya, "ıssızlığın ortasında",işte öyle.
Ben diğer insanlara göre biraz daha fazla hayatın önemini bildiğimi düşünüyorum. Yok, hemen ukalalık ettiğimi düşünmeyin. Çünkü geçirdiğim rahatsıllıktan dolayı bu hayattaki ikinci şansım diye nitelendiriyorum.
Bence şunu unutmamalı insanlar; bir sabah uyandığımızda bir yanımız eksik yada hiç olmayabilir. Belki birilerine sevgimizi söylemek için dahi her şey çok geç olabilir. Buyüzden hayatımızda hiçbir şeyi ertelemeyelim. Yarınlarımızın olamayacağını bilecek mantığıyla ama bilinçli bi şekilde yaşayalım. Hayat sandığımızdan da kısa, nasıl olsa “yarın yaparım” diyebilme lüksümüz yok aslında.
Özetlemek gerekirse; Gün, Bugün ama Bugününse Yarını olmayabilir.
bir kelebek gibi pır pır eder içimizde yaşama sevinci, bazen çoook sevdiğimiz birinin mezarı başında, bazen de öylece bakakaldığımız bir çiçeğin güzelliğinde... Başkaca fotoğraflarını görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Sevgiyle,
''Kavurucu sıcaklarda birdenbire yağmurun yağması ; kaybedilen sevgilerin ilk kez okunan satırlarda bulunmasıdır yaşamak. Hayaller gökyüzüne bırakılırken; ulaşılmaz sanılan dağın tepesinde insanın kendini bulmasıdır yaşamak. Serseri yalnızlıklarda sessizliğin sevişmesi, keşfedilmemiş ülkelerde dilini anlamadığın insanların arasında dolaşmaktır yaşamak. Sessiz geceyi bölen çığlıkla yeni doğan bebeğin ağlamasıdır yaşamak. Her şeyi akışına, oluruna bırakmaktır yaşamak yolunu bulan su misali.
Dünyaya gelmenin ne anlama geldiğini öğreten duygudur yaşamak. ''
ironi diyarlarının 29 cücesi tarafından prenses seçilmişim...kutluyorum bu gece uyumadım. saat 03:30 suları.biraz çikolata ve öykü bıraktım size...kaçtım.
Çiçeğe bakınca, gülümsedim. Bizler hayata bir anlam katamamışken, renklerin içinde savrulup dururken... ''O'' her gün yeniden güneşi görmenin mutluluğunda sanki... Canlı ve duru, herşeye rağmen...
Dediğiniz gibi; ''Yarın kalan ömrümüzün ilk günüdür.''
Ve o ilk gün, ''son'' gün gibi yaşanıldığında ''yaşam'' anlam kazanır...
Buarada, güzel yorumlarınız için çoook teşekkür ederim, mutlu oldum (: